Fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Nisan 2012 Pazartesi

Kısa Kısa Morris Finley


Curtis Jerrels'ın enteresan bir biçimde Murcia'ya gönderilmesinin ardından, bir çoğu NBA patentli olmak üzere sayısız oyun kurucu ile ilgilenen Fenerbahçe Ülker, 30 yaşındaki Amerikalı guard Morris Finley'de karar kıldı..

Avrupa kariyerine 2004-2005 sezonunda Sırbistan'ın Mornar takımında başlayan Finley, Larissa ve Liege maceralarından sonra asıl çıkışı gösterdiği İtalya'nın Rieti takımına transfer oldu. Rieti'de özellikle skor anlamında oldukça iyi işler yapan Amerikalı oyuncu ligin devlerinin de dikkatinden kaçmadı ve kendisini bir anda Siena'da buldu. Terrell McIntyre-Domercant-Sato-Lavrinovic'li müthiş kadroda McIntyre'ın arkasında back-up guard olarak bekleyen Finley, ortalama bir sezonun ardından Armani Milano kadrosuna katıldı. 2 sezon da Milano da forma giyen Finley, geçirdiği sakatlığın ardından sözleşmesinin feshedilmesiyle birlikte uzun bir süredir basketboldan uzak kalmıştı..

Özellikleri bakımından Curtis Jerrels'a inanılmaz derecede benzeyen Finley (e o zaman Jerrels'ı niye gönderdin Spahija Efendi? ) sağlıklı ve formda olması durumunda, özellikle skor ve asist anlamında takıma oldukça opsiyon katacaktır. Tecrübeli guard'ın en önemli özellikleri, ortalamanın üzerinde bir şutör olması-çabuk ayakları ve de deliciliği..

Finley (tekrar söylüyorum) sağlıklı ve formda olması durumunda takıma ciddi boyutlarda katkı yapabilir. Ama uzun bir süredir parkelerden uzak kalan bir oyuncu için formda veya değil türünde bir yorum yapılamayacağından, bekleyip görmek en iyisi gibi duruyor..



Görüntüler eski olsa da, nasıl bir oyun kurucu ile karşı karşıya olunduğunu göstermesi açısından faydalı olabilir..

23 Aralık 2011 Cuma

Emir Preldzic'e 3 Maç Ceza


Geçtiğimiz hafta oynanan Olin Edirne maçının 3. çeyreğinde hakem kararına itirazı abartan Emir Preldzic, diskalifiye edilmişti. Olayın bant kaydını izleyen Basketbol Federasyonu Disiplin kurulu (Turgay'ın Çiftliği) Preldzic'in hakemi öldürmeye teşebbüs etmesi üzerine (!) 3 maç ceza verdi. Emir'in kaçıracağı maçlar arasında, Galatasaray ve Banvit maçları dikkat çekiyor..

İlahi Turgay, sen adamı öldürürsün :)

21 Aralık 2011 Çarşamba

Fena mı olurdu?


3 Temmuz'dan beri yüz yüze veya sosyal medyada konuştuğum bütün Fenerbahçeliler, ''bu sezon bizim için önemsiz. Onur mücadelesi veriyoruz. Kazanmak veya kaybetmek önemli değil.'' şeklinde konuşuyor. Ben de bu fikirlerin hepsine katılıyorum ama önemli bir noktayı hep birlikte atlıyoruz. ''Peki biz bu kriz döneminden ne kadar faydalanabildik?'' Bu cümleyi okuyan bir çok Fenerbahçe taraftarı şimdiden bana sinirlenmiştir ama, yazının sonunu bekleyip ondan sonra küfür etmek en iyisi..

Şampiyonlar Ligi'nden Platini-M.A.A ikilisinin kararıyla diskalifiye edildikten sonra, Lugano-Santos-Niang-Emenike gibi ilk 11'in değişilmez oyuncuları takımdan ayrıldı. O günlerde önümüzde iki seçenek vardı. Ya gidenlerin yerine para harcayıp 3 4 tane yeni adam alınacak, ya da bir iki tane takviye ile birlikte, yola oldukça genç ama ümit vaadeden bir kadroyla devam edilecekti. Ve ne yazık ki kendisine çok büyük bir saygım olmasına rağmen Aykut Hoca ve yönetim, yanlış olan şıkkı tercih etti ve 4milyon euro gibi bu kalitede bir oyuncu için dudak uçuklatan bir bonservis bedeli ile, Bienvenu'yu getirdi..

Varsayalım yarın Federasyon kararını verdi ve Fenerbahçe küme düşürüldü(yemez). Akabinde de, Platini amca Fenerbahçe'yi 3 sezon Avrupa'dan men etti.(yemez) O zaman ne yapılacak? Kadrodaki Stoch, Dia, Bienvenu, Christian gibi pahalı yabancı oyuncular kendilerine nasıl bir yol çizecek? Gerçek bonservis bedelleri ile satılabilecekler mi yoksa, Avrupa'nın bir çok takımı leş kargası misali bu adamların tepesine mi üşüşecek? Veya her ne kadar ihanet etmeyeceğine güvenimiz tam olsa da, takımın en pahalı oyuncusu Gökhan Gönül ne yapacak?

Sezon başında hiç bu sorularla muhattap olmadan verilebilecek çok basit bir karar vardı. Yönetim eğer, ''Kardeşim ben Alex, Stoch, Yobo ve kiralık olduğu için Ziegler dışındaki yabancı oyuncuları takımdan gönderiyorum ve yoluma Berk Elitez, Recep Niyaz, Gökay İravul, Okan Alkan gibi gelecek vaadeden oyuncularla devam ediyorum.'' deseydi, o ortamda hiç bir Fenerbahçe taraftarının bu karara sesi çıkar mıydı? Bu genç kadro ilk yarıyı 10. bitirse, ''yönetim istifa'' denir miydi?

Ne yazık ki, çok büyük bir fırsat elimizden uçup gitti. 19-22 yaş aralığındaki futbolcuların Fenerbahçe gibi bir takımda 30 maç ilk 11 çıktığında, edinecekleri tecrübeyi ve kariyerlerinde kat edecekleri yolu düşünebiliyor musunuz? Veya size daha güncel bir soru sorsam ve, ''Takımın forvet hattında Berk Elitez'i mi yoksa Henri Bienvenu'yü mü görmek istersiniz diye sorsam, cevabınız ne olur?

16 Aralık 2011 Cuma

Cappie Pondexter Fenerbahçe'de


TKBL ve Euroleague'de yoluna dolu dizgin devam eden Fenerbahçe, Rusya'nın UMMC Ekaterinburg takımından eski oyuncusu Cappie Pondexter'ı renklerine bağladı..

2006-2008 yılları arasında sarı-lacivertli formayı giyen ve takımının 2 lig, 2 Cumhurbaşkanlığı ve 1 kez de Türkiye Kupası'nı kazanmasında başrol oynayan Amerikalı guard, Fenerbahçe tarihinin en çok sevilen yabancı oyuncuları arasında yer alıyor..

2006 yılında Phoenix Mercury tarafından 2. sırada draft edilen Pondexter, kariyerinde 2 WNBA şampiyonluğu, 1 kere Finallerin Mvp'si ve 4 kez de All-Star olma başarılarını gösterdi. 1 Şubat'ta takıma katılması beklenen yıldız oyuncunun, Fenerbahçe formasına geri dönüşü ise büyük bir ihtimalle 7 şubat'taki Galatasaray maçı ile birlikte olacak..

Pondexter-Galatasaray demişken;




Kaynak: Ahmet Ercanlar

1 Kasım 2011 Salı

Hatalar Silsilesi Fenerbahçe Ülker


Her allahın günü yeni bir şehit haberi geliyorken,
Van'da insanlar canıyla boğuşurken,
Milleti soyup soğana çeviren Deniz Fenercileri aklanmışken,
13 yaşında bir kıza tecavüz eden OROSPU ÇOCUKLARI serbest bırakılmışken,
Spor konuşmak veya yazmak oldukça zor ama, kafa dağıtmak için yazı yazmaktan daha etkili bir yöntem de ne yazıkki yok..


Konumuza gelirsek;
Geçen sezonki başarılardan sonra Fenerbahçe Ülker'de çıta oldukça yükseğe yerleştirilip, hedef Euroleague'de Final-Four olarak gösterilmişti. Sezon öncesi kamplarındaki kötü ve isteksiz oyun bir takım soru işaretleri getirse de, resmi maçlarda herşeyin değişik olacağını umut etmiştik. Ama ne yazık ki işler umduğumuz gibi gitmedi ve Fenerbahçe Ülker Turkish Airlines Euroleague'deki ilk iki maçını kaybederek, sezona çok kötü bir başlangıç yaptı. Bu iki mağlubiyetin de gruptaki direk rakiplerimizden gelmiş olması oldukça moral bozucu. Peki nedir bu kötü başlangıcın nedenleri?

1- Takım Savunmasındaki Sıkıntı
Son 5-6 sezondur yakalanan başarılarda takımın en çok öne çıkan yönü, yapılan sert savunmaydı. Özellikle geçen sezon Kinsey ve Ömer Onan'ın guardlar üzerindeki baskısıyla başlayan sert savunma, rakip yarı alanda Emir Preldzic ve pota altında da Lavrinovic(Vidmar) ile birlikte en büyük silahımız haline gelmişti. Bu sezon ise anlaması zor bir biçimde Kinsey'i Efes Pilsen'e Lavrinovic'i ise CSKA'ya gönderip, yerlerine de savunmanın s'sinden anlamayan transferler yapılınca, takım savunması bir anda dibe vurdu.


2- Skorer Eksikliği
Bogdanovic'in bu görevi fazlasıyla yerine getirmesi beklenebilir ancak genç oyuncu, Vidmar'la birlikte Spahija'nın gazabına uğramış durumda. Ne kadar formsuz olursa olsun en önemli skor opsiyonuna sadece 15 dakika süre veren bir takım, maç kaybetmeye mahkumdur. Bazı oyuncular, ki bunlara Lakovic'i örnek verebiliriz, ne kadar kenarda oturtursan oturt son dakikalarda oyuna girip 2 üçlük atıp sana maç kazandırabilirler. Ama Bogdanovic gibi oyuncuların sürekli sıcak kalması gerekir.


3- Ukic-Jerrels
Sağlıklı bir Ukic, ne olursa olsun Fenerbahçe Ülker'in en önemli parçasıdır. Geçen sezon, Hırvat oyuncu kenarda olduğu anlarda oyuna giren Saras (pek kimse beğenmese de) önemli katkılar veriyordu. Litvanyalı'nın yerine transfer edilen Jerrells için, üslubumu bozmadan söyleyecek fazla bir şey bulamıyorum. Engin sakatlıktan dönüşü iyi bir şekilde gerçekleştirirse, bu alandaki eksiklik az da olsa giderilir.


4- Kaya-Oğuz
Bir antrenör koskoca sezonu, miadını doldurmuş Kaya ve 5 senedir bir gıdım ileri gidemeyen Oğuz ile götürebileceğini nasıl düşünür, aklım almıyor. Özellikle Oğuz oyunda olduğu anlarda, pota altı resmen yol geçen hanına dönüyor. Herhangi bir transfer yapılmadan pota altındaki sorunun çözülmesi imkansız.


5- Neven Spahija
Transferlerin hepsi Hırvat coach'un isteği ile gerçekleşti. Yani yanlış transferlerin tek sorumlusu Spahija. Hadi oyuncu seçimlerinde yanıldın, bari kurduğun kadroyu doğru düzgün kullan be Spahija.. Vidmar-Emir-Bojan üçlüsünden sadece 15'er dakika yararlanmak da neyin nesi? Eğer Hırvat hoca kendini toparlamazsa ne yazık ki yolun sonuna geldi. İnşallah bu hafta Batum'u durdurur da, kendisine son bir şans daha yaratır. Olası bir Nancy mağlubiyeti Spahija devrinin sonu olur, ki bence daha hayırlı olur.

13 Ekim 2011 Perşembe

Fenerbahçe Ülker Arena İçin Geri Sayım Başladı

Fenerbahçe taraftarları ve basketbolseverlerin heyecanla beklediği Fenerbahçe Ülker Sports Arena için son aşamaya gelindi. Parkeler ve potaların monte edilmesiyle birlikte neredeyse hazır hale gelen Arena, Los Angeles Lakers'ın maçlarını oynadığı Staples Center'a benzerliğiyle dikkat çekiyor..

İşletmeciliğini Staples Center'ın da işletmecisi olan AEG firmasının yapacağı spor kompleksinde;

Bazı branşların kullanabileceği 2500 kişilik ek bir salon
Rezidanslar
Otel
İş Merkezi
Sinema Salonu
Açık ve Kapalı Otopark ve daha bir çok bölüm bulunacak..

Salon dışındaki inşaatların 2012 yılında başlayacağı Fenerbahçe Ülker Arena'nın son hali ise şu şekilde:

12 Ekim 2011 Çarşamba

Cumhurbaşkanlığı Kupası Galatasaray'ın

Basketbol kalitesi olarak vasatın altında olsa da, heyecan dozu oldukça yüksek olan karşılaşmayı iki uzatma sonunda 103-97 kazanan Galatasaray, bu önemli kupayı müzesine götürmeyi başardı. Galatasaray'da Shumpert ve Andric attıkları 22 şer sayıyla galibiyette büyük rol oynarken, Fenerbahçe'de Bogdanovic 21 sayı, Gist 18 sayı, Preldzic ise 17 sayı 10 asist 6 rebound ile mücadele etti..

Maçın 3 kahramanı vardı denilebilir. Birincisi, yeni kuralların arkasına sığınıp çaldıkları düdüklerle maçın önüne geçen hakemler, ikincisi yaptığı doğru hamleler ile Oktay Mahmuti, üçüncüsü ise saha kenarında bağırmaktan başka hiç bir işe yaramayan Neven Spahija'ydı. Mahmuti, sahadaki oyuncularından en yüksek verimi almaya çalışırken, Spahija ise zaten eksik olan kadrosunu kullanılabilecek en kötü şekilde kullandı ve maçın Curtis Jerrels ile birlikte en kötü ismi olmayı başardı. Dördüncü periyot sonlarına doğru 7 sayı öndeyken anlaşılmaz bir şekilde o ana kadar müthiş oynayan Bogdanovic ve Ukic'i kenara alan Hırvat koç, Galatasaray'ın momentumu tekrar eline geçirip maçı uzatmalara götürmesine, olabileceği en iyi şekilde yardımcı oldu. Ama bundan da beter olanı, Andric Fenerbahçe Ülker boyalı alanında tabir-i caizse seksek oynarken, Vidmar'ın 30 dakika kenarda tutulmasıydı. Fenerbahçe açısından günün en olumlu noktası ise, James Gist'in performansı oldu. Hazırlık maçlarındaki durgun görüntüsünden kurtulan Adanalı oyuncu, gerek takip smaçları, gerekse dış şutlarıyla takımını oyunda tuttu. Ancak pota altında başka hiç bir oyuncudan katkı gelmeyince, Gist'in performansı da boşa gitmiş oldu...

Transferi açıklanan Sefolosha takıma özellikle savunma anlamında büyük güç katacak olsa da, Jerrels'ın yerine bir adet yedek guard ve tek bir uzunun vereceği katkıyı bile veremeyen Oğuz-Kaya ikilisinin yanına da iyi bir 4.5 numara alınmazsa, sarı lacivertliler ne yazık ki belirlenen hedeflerin çok uzağında kalır.

Maçı Galatasaray tarafından ele alırsak, sarı kırmızılılar çok da iyi oynamadıkları maçı, doğru basketbol oynayarak kazandı. Fenerbahçe'nin en zayıf karnı olan dış adam savunmasını tam anlamıyla pert eden Shumpert-Ender ikilisi ile, boyalı alanda istediği gibi at koşturan Andric, kupayı almaları için yeterli oldu. Mahmuti'nin öğrencileri için en önemli handikap, çok erken form tutmaları olacak. Sezonun geri kalan kısmında zorlanacakları kesin ancak formlarını sezon sonuna doğru tekrar bu seviyeye çekerlerse, Euroleague'de üst turlar, ligde de final hedefleri hiç de uzak değil..

Maçın istatistikleri için buraya alalım

Thabo Sefolosha Fenerbahçe Ülker'de

Marko Tomas sakatlığını atlatana kadar(3 ay), Hırvat oyuncunun yerini doldurmak için forvet arayışlarına başlayan Fenerbahçe Ülker, İsviçre kaynaklı haber sitesi TSR Sport'a göre Oklahoma City Thunder forması giyen Thabo Sefolosha ile anlaşmaya vardı. 2006'dan beri NBA'de mücadele eden Sefolosha, özellikle sert savunmasıyla dikkat çekiyor. 2001-2006 yılları arasında Riviera, Chalon ve Biella formalarını giyen başarılı oyuncunun, Avrupa basketboluna yabancı olmaması bu transferin önemli bir artısı.

Eğer gelen haberler doğruysa, bu hamle özellikle Euroleague için çok büyük önem taşıyor. İsviçreli oyuncu hem takım dengelerini bozmaz, hem de büyük sıkıntı çekilen dış adam savunmasına tam anlamıyla merhem olur..

Edit: Sefolosha, Fenerbahçe Ülker ile lokavt çıkışı açık olmak üzere anlaştığını duyurdu. Hayırlı olsun..

11 Ekim 2011 Salı

Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda Dev Randevu

Büyük gün geldi çattı. Geçtiğimiz sezonun Lig ve Kupa şampiyonu Fenerbahçe Ülker ve final serisinde müthiş bir mücadele sergileyen Galatasaray'ın karşı karşıya geleceği Cumhurbaşkanlığı Kupası nefesleri keseceğe benziyor. Muhtemel ilk 5 ler ise şöyle:

Fenerbahçe Ülker
Curtis Jerrels (Roko Ukic)
Ömer Onan
Emir Preldzic (Bojan Bogdanovic)
James Gist
Gasper Vidmar (Oğuz Savaş)

Galatasaray 
Ender Arslan
Jaka Lakovic
Josh Shipp
Darius Songaila
Zaza Pachulia (Luksa Andric)

Özellikle Fenerbahçe Ülker'de yabancı sınırlamasına göre bir çok rotasyon olabileceği için, parantezleri mazur görün :)

Kadrolar arasında öyle çok büyük bir uçurum olmadığından, maçın son dakikalara kadar büyük bir mücadeleye sahne olacağı kesin gibi. Fenerbahçe Ülker adına sezonun ilk ciddi maçı olacaği için, takımın tam anlamıyla ne durumda olduğunu öngörmek çok zor. Galatasaray ise sezona müthiş bir başlangıç yaparak, Euroleague'e katılma hakkı elde etti ve oldukça iyi durumdalar. Bogdanovic-Preldzic, Lakovic-Gordon ikililerinin vereceği katkı, maçın anahtarı gibi duruyor.

Sakatlık ve tribün olaylarından uzak bir derbi olması dileğiyle..

%51 Fenerbahçe Ülker
%49 Galatasaray

26 Eylül 2011 Pazartesi

Ne Çabuk Unuttun Semih Erden?

Bu fotoğrafın üzerinden sadece bir kaç sene geçti. Semih o ara NBA'e gitti, lokavt nedeniyle Türkiye'ye geri geldi ve Spahija'nın lokavt çıkışlı oyuncu istememesi nedeniyle Fenerbahçe'ye geri dönemeyip, Beşiktaş'a imzayı attı.

Buraya kadar her şey çok normal ilerliyor ancak, vahim olan bundan sonrası. Semih Beşiktaş'a imza atmasıyla birlikte, hazırlık maçı için tribündeydi. Triumph Libertsky maçında taraftarlardan gelen, ''Semih Fener'in anasını ... '' tezahüratlarına gülen bir surat ve alkışlarla karşılık verdi.

Şimdi Semih'e sormak istiyorum. Senin kariyerin yanılmıyorsam Partizan'da bitmek üzereyken, seni tekrar Türkiye'ye getiren hangi takımdı? Senin bir dediğini iki etmeyen, maaşlarını 1 gün dahi geciktirmeyen kimdi? Sen NBA'e gitmek istiyorum dediğinde destekleyen, arkandan tek kötü söz dahi söylemeyen kimdi? Ve en önemlisi, tribünlerde Fenerbahçe'nin çocuğu Semih Erden diyerek seni bağrına basan taraftar kimdi?

Uzun lafın kısası, profesyonellikle ekmek yediğin yere sıçmamayı ayırmamız lazım. Örnek olarak Cevher Özer profesyoneldir, Semih Erden .. (Boşluğu siz doldurun)

Çağlar Torun ne güzel tweetledi, ''Biraz karakter istiyoruz. Çok şey mi?''...

Edit: Yanıltmadığın için teşekkürler Semih

16 Ağustos 2011 Salı

George Dikeoulakos Röportajı

Yeni sezonda, Galatasaray Medical Park ile kıyasıya bir şampiyonluk mücadelesi verecek olan Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı'nın çiçeği burnunda antrenörü George Dikeoulakos, kadın basketbolunun usta ismi Paul Nilsen'le gerçekleştirdiği röportajda, çarpıcı açıklamalarda bulundu..

Taraftarın sıcak karşılamasının kendisini son derece mutlu ettiğini belirten tecrübeli teknik adam, ''bir Yunanlı olarak İstanbulda yaşayacak olmak benim için çok güzel bir tecrübe olacak. Bana ve takıma verilen destek, takımın başarısı için çok önemli'' dedi.

Fenerbahçe ve Galatasaray arasındaki ezeli rekabete de değinen Dikeoulakos, ''Rekabetin, Olympiakos - Panathinaikos veya Paok - Aris derbilerinden çok da farklı olduğunu düşünmüyorum. Olympiakos'ta bu tür atmosferleri sıkça yaşadım. Bu baskıyı kaldırabilecek kadar tecrübeliyim'' şeklinde konuştu.

Sezona sıkıntılı bir giriş yaptıklarını belirten Dikeoulakos, Fenerbahçe'de şampiyonluk dışındaki her sonucun başarısızlık olduğunun farkındayım. Sezona problemli bir giriş yapıyoruz. Hatta bir kaç hafta öncesine kadar, ligde mücadele edip etmeyeceğimizden bile emin değildim ancak bazı yöneticilerin kişisel girişimleri sayesinde takım ayakta kalabildi'' dedi.

Son olarak, yeni transfer Elina Babkina ve yıldız oyuncu Birsel Vardarlı hakkındaki görüşlerini belirten başarılı teknik adam, ''Elina'nın müthiş yetenekleri var. Olduğu seviyeden daha üstlere çıkıp, Avrupa'nın en iyi guardlarından olabilmesi, tamamen kendisine bağlı, Elina çok çalışıyor ve sürekli kendisini geliştiriyor.'' şeklinde konuştu. Dikeoulakos,  Oyuncuların genelinin çok kaliteli olduğunu da ekleyerek, özellikle Birsel'in çok önemli bir oyuncu olduğunu ve Avrupa Şampiyonası'nda altın karma'da olmayı sonuna kadar hakkettiğinin de altını çizdi..

İngilizce bilenler için röportajın tam metni burada

9 Mayıs 2011 Pazartesi

James Gist Fenerbahçe Ülker'de

Sezon başında transfer olduğu Sırp ekibi Partizan'da 11.4 sayı 6.9 rebound ortalamaları ile çok başarılı bir sezon geçiren Adana doğumlu Amerikalı oyuncu, gerek menajeri gerekse Talkbasket'e göre Fenerbahçe Ülker ile anlaştı.

Fenerbahçe'nin, özellikle Mirsad'ın eksikliğinde en önemli defosu haline gelen 4 numara için çok iyi bir alternatif olabilir.

Gerçi May'den sonra herkes iyi alternatif ama neyse :)



6 Mayıs 2011 Cuma

Bojan Bogdanovic Fenerbahçe Ülker'de

Uzunca bir süredir çoğu basketbol sitesinde konuşulan Bogdanovic transferi çok büyük bir ihtimal ile birkaç gün içerisinde resmiyete kavuşacak.

NBA hakları saklı olmak üzere 2 veya 3 yıllık kontrat yapılacak olan Bogdanovic, başarısız Real Madrid sezonlarından sonra transfer olduğu Cibona Zagreb'te kendini bulmuş ve takımının krizlerle dolu sezonunda öne çıkan tek oyuncu olmayı başarmıştı.

2.03 boyundaki Hırvat oyuncu all-around diye tanımlanan, savunma ve hücumda birçok özelliği bir arada barındıran nadir genç yeteneklerden birtanesi olarak kabul ediliyor. Marko Tomas, Emir Preldzic ve Ömer Onan'dan oluşan kısa rotasyonuna Bogdanovic'te katılırsa, Fenerbahçe Ülker bu sezon kaçan Final Four'a önümüzdeki sezon ulaşabilir.

Genç oyuncu ile ilgili tek çekincem ise, bu sezon Cibona'nın birçok sorunla boğuşmasından dolayı iyi bir kadro oluşturamaması ve takımdaki tek sayı opsiyonunun Bogdanovic olması. Genç oyuncu eğer topu paylaşmaya alışırsa çok faydalı olur. Zaten bu sezon Euroleague'de yakaladığı 18 sayı, 3.5 rebound, 1.8 asist ve 1.7 top çalma ortalamaları, ne kadar üst düzey bir oyuncu olduğunun kanıtı.

Yaklaşık 1 sene önce sergilediği performans ile haftanın Mvp'si olmuş olan Bogdanovic'in bu klibi, merak edenlere biraz olsun yardımcı olabilir..

29 Nisan 2011 Cuma

TKBL'de bombalar ardarda patladı. Alba Torrens+Penny Taylor


Analiz yapmadan önce, bu transferler ile birlikte Türkiye'den bir takımın Euroleague şampiyonu olacağı bence resmiyet kazandı.

Galatasarayın en büyük eksiği bir çok mevkide oynayabilecek bir oyuncuyken, Fenerbahçe'nin eksikliği ise gidenlerin geri gelmesiydi. Penny geldiğine göre Taurasi'nin de eli kulağında diyebiliriz.

Torrens'e gelirsem, şu an için bir çokları tarafından Avrupa'nın en iyi oyuncusu olarak kabul edilen 22 yaşındaki İspanyol oyuncu, 1-2-3 hatta 4 numaraları rahatlıkla ve gayet efektif olarak oynayabilmesi ile tanınıyor. Alba Torrens hakkında tek bir cümle söylemem gerekirse, o cümle '' herhangi bir Euroleague takımını F4'a taşıyabilecek potansiyele sahip bir oyuncu'' olur.

Seneye olacakları düşünsenize, bir tarafta Torrens, Catchings ve Fowles, diğer tarafta Penny, Taurasi ve Angel. Şu iki takımın, bırakın Euroleague Finalini, WNBA Finalini oynaması bile gayet muhtemel..

18 Nisan 2011 Pazartesi

Şampiyon Fenerbahçe 91-86


Sezon içinde gerçekleşen bütün olumsuzluklara rağmen, mecburiyetten de olsa, ''kalan sağlar bizimdir'' diyerek sezonu şampiyonlukla taçlandıran Fenerbahçe'yi ve dişe diş mücadele eden Medical Park Galatasaray'ı yürekten kutluyorum. Şampiyonluktan sonra fazla yorum yapmaya gerek yok ama eğer Galatasaray takımı kadro kurarken, takımın sadece yabancılar tarafından sürüklenemeyeceğini öngörseydi ve bu kadar üst düzey yabancı'nın yanına birazcıkta olsa yerli takviyesi de yapmış olsaydı, bu takım hem ligi şampiyon olarak bitirir, hem de Avrupa'da daha üst noktalara çıkabilirdi. Fenerbahçe ise sezon başında yaptığı planlamaya Hacettepe ve Turgay Demirel ikilisini hesaba katmayı unutunca, sezonu sadece lig şampiyonluğu ile kapatmak zorunda kaldı. Herneyse sezon bitti ve bize de her iki kulübü de bir kez daha kutlamak kaldı. Bu arada, evet hakemler her anlamda, her iki takıma karşı da, çok ama çok kötü maç(lar) yönettiler.


Periyot Skorları: 25-21    15-12    15-18    20-24
Maçın Adamı: Angel McCoughtry

Fenerbahçe
Zogota(2 sayı)Horakova(15 sayı 3 asist 3 top kaybı)Birsel(7 sayı 5 asist 3 top çalma)Şaziye(0 sayı)Nevriye(11 sayı 6 rebound 3 top kaybı)Matovic(16 sayı 5 rebound 4 asist)Nevlin(6 sayı 3 rebound)Angel(34 sayı 4 reboun d 4 asist 3 top kaybı)
Galatasaray
Tuğba(5 sayı)Hodges(6 sayı 3 top kaybı)Bahar(4 sayı)Işıl(7 sayı 4 asist 3 top kaybı)Gülşah(6 sayı)Catchings(14 sayı 4 rebound 3 top çalma 5 top kaybı)Augustus(31 sayı 5 rebound 3 top çalma)Fowles(13 sayı 12 rebound)

15 Nisan 2011 Cuma

Fenerbahçe 80-68 Galatasaray Medical Park

Dedikleri doğru çıkınca insan daha bir mutlu oluyor. Hatırlayacağınız gibi, son yazımda Nevriye ve Fenerbahçe mi yoksa Işıl ve Galatasaray mı demiştim. Nevriye bugün birazcık kıpırdadı ve maçı takımına kazandırmayı başardı. Her iki takımın yabancıları da neredeyse aynı katkıyı yaparken, Galatasaray'ın yerli oyuncuları 8 sayı, Fenerbahçe'nin yerli oyuncuları ise 23 sayı üretti. Eğer Nevriye ve Birsel'in formları serinin 4. maçına da yansırsa sezonun şampiyonu Fenerbahçe olur. Aksi takdirde müthiş bir son maç izleriz. Sezonun en iyi maçını çıkaran Horakova'ya da ayrı bir parantez açmak lazım aslında amasezon boyu o kadar etkisizdi ki, birşeyler söylemeden önce 1 maç daha beklemek istiyorum.

Periyot Skorları: 18-16    20-18    23-23    19-11
Maçın Adamı: Angel McCoughtry

Fenerbahçe
Zogota(8 sayı)Horakova(14 sayı 6 rebound 4 top kaybı)Birsel(5 sayı)Esmeral(0 sayı)Şaziye(0 sayı)Nevriye(14 sayı 3 rebound 4 asist)Matovic(13 sayı 8 rebound)Nevin(4 sayı 6 rebound)Angel(22 sayı 4 rebound 5 asist)
Galatasaray
Tuğba(0 sayı)Hodges(9 sayı)Bahar(4 sayı 6 asist)Işıl(4 sayı)Gülşah(0 sayı)Nihan(0 sayı)Catchings(18 sayı 3 rebound 4 asist 4 top çalma 4 top kaybı)Augustus(16 sayı 7 rebound)Fowles(17 sayı 7 rebound)

12 Nisan 2011 Salı

Galatasaray Medical Park 84-69 Fenerbahçe

Biraz fazla klişe olacak ama,  maçı isteyen ve hakkeden kazandı. Bir tarafta seriyi 1-1 e getirip umudunu taze tutmak isteyen ve bunun için de herşeyi yapmaya çalışan bir Galatasaray, diğer tarafta ise ne yaptığından fazla haberi olmayan, ne hücumda ne de savunmada hiç bir şey üretemeyen bir Fenerbahçe. Serinin sonraki maçlarını tahmin etmek çok zor. Ama Nevriye ilk iki maçta olduğu gibi katkı veremez ise kazanmak ve şampiyon olmak Fenerbahçe için oldukça zor. Galatasaray a gelirsem, yabancılardan alınan katkı çok iyi ama onlar da yerli oyuncularından çok sınırlı katkı alabiliyorlar. Yani demem o ki, ya Nevriye ya da Işıl. Bekleyelim görelim.

Periyot Skorları: 20-16    24-17    23-20    17-16
Maçın Adamı: Sylvia Fowles

Galatasaray
Tuğba(0 sayı)Hodges(0 sayı)Bahar(9 sayı)Işıl(8 sayı 6 asist)Gülşah(2 sayı)Catchings(13 sayı 10 rebound 3 asist 3 top çalma 3 top kaybı)Augustus(19 sayı 5 rebound 3 asist 7 top kaybı)Fowles(25 sayı 10 rebound 3 top çalma 4 top kaybı)
Fenerbahçe
Horakova(4 sayı 4 asist)Birsel(8 sayı 3 rebound 3 top kaybı)Esmeral(4 sayı)Şaziye(6 sayı)Nevriye(6 sayı 3 top kaybı)Matovic(10 sayı 4 top kaybı)Sutton Brown(8 sayı 5 rebound)Nevlin(0 sayı)Angel(23 sayı 5 rebound 4 top çalma)

6 Nisan 2011 Çarşamba

TKBL de Finalin Adı Galatasaray Medical Park - Fenerbahçe

Rakibi Botaş ı deplasmanda 95-70 mağlup eden Fenerbahçe, finalde Galatasaray ın rakibi oldu.

27 Mart 2011 Pazar

Angel McCoughtry den olay yaratan tweet

Penny ve Taurasi ikilisinin ayrılmasından! sonra transfer edilen Angel, kimi zaman saman alevi gibi parlayıp 30 atıyor kimi zaman ise hiç görünmeyip 3, 4 sayıda kalıyor. Ama bu seferki mesele saha içinden çok sanal dünyada ettiği laflar, ki bu laflar başına çok dert açmaya aday.

Samsun maçından sonra twitter da, ''coach, daha çok sayı atarsın ama belki de maçı kaybederim diyerek beni oynatmadı'' dedikten sonra ''bu hayatımda gördüğüm en aptalca özür'' diye de ekledi. Tam herhalde bu kadar derken, bu sefer bir başka arkadaşına, ''bizim coach takımdaki siyah oyunculara adil davranmıyor'' dedi.

Normalde problemli oyuncuları severim ama bu sefer Angel haddini çok fena aştı. Angel ın ırkçı diye bahsettiği coach Ratgeber in şimdiye kadar kazandığı kupalar, o kupalarda faydalandığı afro-amerikalı oyuncular ve bu oyuncuların onu çok sevmesi. Yani her taraf çelişki dolu. Anlayacağınız Angel çok sert bir kayaya çarptı ve hem yönetimden büyük bir ceza alır hem de Ratgeber kendisini dava edebilir.

Olayın başka bir yönü de yönetim cephesine bağlanıyor. Tamam Taurasi, Penny olayı Hacettepe ve Federasyonun suçu idi. Peki Fenerbahçe yönetiminin bu krizi iyi yönettiğini düşünen varmı? Birde bunun üstüne Angel ın geldiğinden beri yaptıkları şımarıklıklar + Ratgeber için olan ırkçı iddiası. Olmuyor Fenerbahçe Yönetimi olmuyor..

25 Mart 2011 Cuma

Fenerbahçe Ülker 97-83 Antalya Bşb

Spormax ekibi heyecan dolu bir maç olduğunu söylese de, ne savunmalar ne de basketbol kalitesi vasatın üstüne çıkmadı. Bu yüzden maçı periyot periyot incelemek yerine bir iki satır yeterli olacak.

Antalya oyuna iyi bir başlangıç yaptıktan sonra, ikinci periyot ortalarına doğru ilk beş oyuncuları hiç kenara gelmediği için gayet normal olan bir yorgunluk baş gösterdi. Bu yorgunluktan iyi faydalanan sarı lacivertliler ikinci periyot sonlarında öne geçip, maçın sonuna kadar da bu üstünlüğü korudu. Fenerbahçe de Preldzic ve Tomas mükemmele yakın, Antalya da ise Henderson mükemmel hücum performansları gösterdiler.

Basketbolu seven en azından takip eden herkesin Antalya ya büyük bir sempatisi olduğuna eminim. Takım genellikle ya 6 ya da 7 kişilik bir rotasyonla mücadele edip, ilk beş oyuncuları aşağı yukarı 33, 34 dakika oyunda kalıyor. Kaybettikleri çoğu maçta, yenilginin bir numaralı nedeni yorgunluk oluyor. Eğer rotasyonları biraz daha kalabalık olsa, ligde üst sıralarda olmaları kaçınılmazdı ama gene de lige büyük renk kattıkları bir gerçek.

Periyot Skorları: 18-21    27-14    27-28    25-20
Maç Sonucu: 97-83 Fenerbahçe Ülker
Maçın Adamı: Gerrod Henderson-Emir Preldzic

Fenerbahçe Ülker
Ukic(9 sayı 3 rebound 7 asist 3 top kaybı)Ömer(14 sayı 3 rebound 3 top çalma)Saras(6 sayı 3 asist)Kaya(9 sayı 3 rebound)Oğuz(11 sayı 7 rebound)Tomas(20 sayı 3 rebound)May(3 rebound)Emir(28 sayı 8 rebound 3 asist)
Antalya Bşb
Muratcan(9 sayı 9 rebound 3 top çalma 4 top kaybı)Christopher(14 sayı 3 rebound 5 asist 4 top kaybı)Buckman(22 sayı 10 rebound 3 top kaybı)Polat(10 sayı 6 rebound)Henderson(28 sayı 4 rebound 3 asist 3 top kaybı)