Sabah oynanan maçta Los Angeles Clippers Oklahoma City Thunder'ı 112-100 mağlup ederken, Blake Griffin büyük bir ihtimalle yılın hatta son yılların en müthiş smacına imza attı. Poster desen hafif kaçar, o derece yani. Olayda kurban rolünde olan Kendrick Perkins'in bundan sonra yapabileceği en hayırlı şey, hayatının geri kalanını Oklahoma'daki herhangi bir rehabilitasyon kliniğinde geçirmesi olur. Olayın etkileri ancak böyle bir yerde minimuma indirilebilir ):
Bu arada, olaya sitesinde yer veren Youtube'u kınıyorum. Bu görüntüler XTube'a falan daha uygun olurdu..
31 Ocak 2012 Salı
30 Ocak 2012 Pazartesi
Shaq iddiayı kaybederse
Inside the Nba programında, Kevin Love mı yoksa Blake Griffin mi daha iyi bir power forward diye iddiaya giren yorumcular Shaquille O'neal ve Sir Charles Barkley, renkli görüntülere imza attılar. İddiayı kaybeden Shaq, pantolonunu çıkarıp boxerıyla dansa başlarken, program Shaq'ın sahilde pembe donlu showuyla sona erdi..
22 Ocak 2012 Pazar
George Dikeoulakos Röportajı
Bu hafta içinde, Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı antrenörü George Dikeoulakos ile, e-mail yoluyla takım ve kadın basketbolu hakkında bir röportaj gerçekleştireceğim. Eğer sizin de coach'a sorularınız varsa, bu soruları twitter'dan veya bu postun altına yorum bırakarak bana ulaştırabilirsiniz..
28 Aralık 2011 Çarşamba
28 Aralık NBA Tahminlerim
831-Toronto Raptors(2.5-4.5) - Indiana Pacers İlk yarı 2, Maç sonu 2
835-Memphis Grizzlies(1.5-2.5) - Oklahoma City Thunder İlk yarı 2, Maç sonu 2
836-New Orleans Hornets(1.5-2.5) - Boston Celtics İlk yarı 2, Maç sonu 2
837-San Antonio Spurs - Los Angeles Clippers(1.5-3.5) İlk yarı 2, Maç sonu 2
833-Atlanta Hawks - Washington Wizards(5.5-9.5) İlk yarı 1, Maç sonu 1
839-Phoenix Suns(1.5-2.5) - Philadelphia 76ers İlk yarı 2, Maç sonu 2
832-Charlotte Bobcats(6.5-11.5) - Miami Heat İlk yarı 2, Maç sonu 2
Sistem 5-6-7
Herkese Bol Şanslar..
26 Aralık 2011 Pazartesi
Carlos Arroyo Resmen Beşiktaş'ta
Lokavt'ın sona ermesi ve Deron Williams'ın NBA'e geri dönmesiyle guard pozisyonunda büyük bir sıkıntı yaşayan Beşiktaş Milangaz, kadrosunu geçtiğimiz sezon Miami Heat ve Boston Celtics formalarını giyen Porto Riko'lu oyun kurucu Carlos Arroyo ile güçlendirdi..
Sezon ortasına geldiğimiz günlerde, ''free transfer olup Avrupa'ya gelmek isteyecek en değerli guard'' denilebilecek olan Arroyo, kariyerinin her döneminde ha patladı ha patlayacak türden bir oyuncu oldu. Stil olarak Avrupa Basketbolu'na daha uygun olan 32 yaşındaki tecrübeli guard daha önce Tau Ceramica ve Maccabi formaları da giymiş ve Maccabi İsrail Ligi Şampiyonu olurken, Finallerin en değerli oyuncusu seçilmişti..
Porto Riko'lunun Beşiktaş'a büyük katkı yapacağı aşikar. Ancak, oynatmaktan çok oynamaya yönelik bir oyuncu olan Arroyo'nun takımdaki dengeleri bozacak olması da bir o kadar muhtemel. Özellikle ''top elimde olsun'' diyen Kemp ve Hawkins gibi oyuncularla arasındaki denge kurulursa, Siyah-Beyazlılar D-Will'in takımdan ayrılmış olmasını minimum kayıpla atlatabilir..
23 Aralık 2011 Cuma
Emir Preldzic'e 3 Maç Ceza
Geçtiğimiz hafta oynanan Olin Edirne maçının 3. çeyreğinde hakem kararına itirazı abartan Emir Preldzic, diskalifiye edilmişti. Olayın bant kaydını izleyen Basketbol Federasyonu Disiplin kurulu (Turgay'ın Çiftliği) Preldzic'in hakemi öldürmeye teşebbüs etmesi üzerine (!) 3 maç ceza verdi. Emir'in kaçıracağı maçlar arasında, Galatasaray ve Banvit maçları dikkat çekiyor..
İlahi Turgay, sen adamı öldürürsün :)
21 Aralık 2011 Çarşamba
Fena mı olurdu?
3 Temmuz'dan beri yüz yüze veya sosyal medyada konuştuğum bütün Fenerbahçeliler, ''bu sezon bizim için önemsiz. Onur mücadelesi veriyoruz. Kazanmak veya kaybetmek önemli değil.'' şeklinde konuşuyor. Ben de bu fikirlerin hepsine katılıyorum ama önemli bir noktayı hep birlikte atlıyoruz. ''Peki biz bu kriz döneminden ne kadar faydalanabildik?'' Bu cümleyi okuyan bir çok Fenerbahçe taraftarı şimdiden bana sinirlenmiştir ama, yazının sonunu bekleyip ondan sonra küfür etmek en iyisi..
Şampiyonlar Ligi'nden Platini-M.A.A ikilisinin kararıyla diskalifiye edildikten sonra, Lugano-Santos-Niang-Emenike gibi ilk 11'in değişilmez oyuncuları takımdan ayrıldı. O günlerde önümüzde iki seçenek vardı. Ya gidenlerin yerine para harcayıp 3 4 tane yeni adam alınacak, ya da bir iki tane takviye ile birlikte, yola oldukça genç ama ümit vaadeden bir kadroyla devam edilecekti. Ve ne yazık ki kendisine çok büyük bir saygım olmasına rağmen Aykut Hoca ve yönetim, yanlış olan şıkkı tercih etti ve 4milyon euro gibi bu kalitede bir oyuncu için dudak uçuklatan bir bonservis bedeli ile, Bienvenu'yu getirdi..
Varsayalım yarın Federasyon kararını verdi ve Fenerbahçe küme düşürüldü(yemez). Akabinde de, Platini amca Fenerbahçe'yi 3 sezon Avrupa'dan men etti.(yemez) O zaman ne yapılacak? Kadrodaki Stoch, Dia, Bienvenu, Christian gibi pahalı yabancı oyuncular kendilerine nasıl bir yol çizecek? Gerçek bonservis bedelleri ile satılabilecekler mi yoksa, Avrupa'nın bir çok takımı leş kargası misali bu adamların tepesine mi üşüşecek? Veya her ne kadar ihanet etmeyeceğine güvenimiz tam olsa da, takımın en pahalı oyuncusu Gökhan Gönül ne yapacak?
Sezon başında hiç bu sorularla muhattap olmadan verilebilecek çok basit bir karar vardı. Yönetim eğer, ''Kardeşim ben Alex, Stoch, Yobo ve kiralık olduğu için Ziegler dışındaki yabancı oyuncuları takımdan gönderiyorum ve yoluma Berk Elitez, Recep Niyaz, Gökay İravul, Okan Alkan gibi gelecek vaadeden oyuncularla devam ediyorum.'' deseydi, o ortamda hiç bir Fenerbahçe taraftarının bu karara sesi çıkar mıydı? Bu genç kadro ilk yarıyı 10. bitirse, ''yönetim istifa'' denir miydi?
Ne yazık ki, çok büyük bir fırsat elimizden uçup gitti. 19-22 yaş aralığındaki futbolcuların Fenerbahçe gibi bir takımda 30 maç ilk 11 çıktığında, edinecekleri tecrübeyi ve kariyerlerinde kat edecekleri yolu düşünebiliyor musunuz? Veya size daha güncel bir soru sorsam ve, ''Takımın forvet hattında Berk Elitez'i mi yoksa Henri Bienvenu'yü mü görmek istersiniz diye sorsam, cevabınız ne olur?
16 Aralık 2011 Cuma
Cuma Günü İddaa Tahminleri
745-BC Kalev(2.5 - 4.5) VEF Riga İlk yarı 2 maç sonu 2
752-Aurora Basket Jesi(0.5 - 0.5) Reggio Emilia İlk yarı 2 maç sonu 2
758-Lleida(1.5 - 2.5) CB Canarias İlk yarı 2 maç sonu 2
760-Palencia(0.5 - 0.5) Menorca İlk yarı 2 maç sonu 2
Sistem 3-4 veya misli olarak oynayabilirsiniz
Cappie Pondexter Fenerbahçe'de
TKBL ve Euroleague'de yoluna dolu dizgin devam eden Fenerbahçe, Rusya'nın UMMC Ekaterinburg takımından eski oyuncusu Cappie Pondexter'ı renklerine bağladı..
2006-2008 yılları arasında sarı-lacivertli formayı giyen ve takımının 2 lig, 2 Cumhurbaşkanlığı ve 1 kez de Türkiye Kupası'nı kazanmasında başrol oynayan Amerikalı guard, Fenerbahçe tarihinin en çok sevilen yabancı oyuncuları arasında yer alıyor..
2006 yılında Phoenix Mercury tarafından 2. sırada draft edilen Pondexter, kariyerinde 2 WNBA şampiyonluğu, 1 kere Finallerin Mvp'si ve 4 kez de All-Star olma başarılarını gösterdi. 1 Şubat'ta takıma katılması beklenen yıldız oyuncunun, Fenerbahçe formasına geri dönüşü ise büyük bir ihtimalle 7 şubat'taki Galatasaray maçı ile birlikte olacak..
Pondexter-Galatasaray demişken;
Kaynak: Ahmet Ercanlar
6 Aralık 2011 Salı
Tribün dediğin böyle olur
Temsilcilerimizin Euroleague mücadeleleri ve Türkiye Basketbol Ligi'ndeki derbi maçlarda, spiker arkadaşların klasikleşmiş bir başlangıcı vardır ''Tribünde müthiş bir atmosfer var''. Avrupa Basketbolu'nu yakından takip ettiğim için, bu atmosfer lafı her zaman anlamsız gelmiştir. Çünkü ne yazık ki, kabul etsek de etmesek de özellikle basketbol taraftarlığı konusunda Avrupa'dan öğreneceğimiz çok şey var..
Diyebilirsiniz ki, biz de bağırmıyor muyuz? Evet bağırıyoruz ama sistemli değil. Biz de kareografi hazırlamıyor muyuz? Evet hazırlıyoruz ama, belki de Avrupa'nın orta sınıf takımlarının taraftarlarının hazırladığı kadar. Eğer benimle aynı fikirde değilseniz, bu görüntülere ufak bir göz atmanızda fayda var..
Örnekler çoğaltılabilir ama en beğendiklerimi seçmeye çalıştım. Kapanışı, ben ve benim gibi bir çok basketbol sevdalısının hayranlığını kazanmış olan Panathinaikos tribünleri ile yapalım. Özellikle en alttaki görüntüye dikkat..
Diyebilirsiniz ki, biz de bağırmıyor muyuz? Evet bağırıyoruz ama sistemli değil. Biz de kareografi hazırlamıyor muyuz? Evet hazırlıyoruz ama, belki de Avrupa'nın orta sınıf takımlarının taraftarlarının hazırladığı kadar. Eğer benimle aynı fikirde değilseniz, bu görüntülere ufak bir göz atmanızda fayda var..
Partizan'ın 22.567 seyirciyle Euroleague rekorunu kırdığı Panathinaikos maçı
Partizan-Maccabi
Aris-Hemofarm
Aris-Paok
Olympiakos-Partizan
Olympiakos-Barcelona
Örnekler çoğaltılabilir ama en beğendiklerimi seçmeye çalıştım. Kapanışı, ben ve benim gibi bir çok basketbol sevdalısının hayranlığını kazanmış olan Panathinaikos tribünleri ile yapalım. Özellikle en alttaki görüntüye dikkat..
4 Aralık 2011 Pazar
Charles Smith-Vladimir Golubovic Beşiktaş'ta mı?
Lokavt'ın sona ermesinden belki de Avrupa'da en kötü etkilenen takım olan Beşiktaş Milangaz, kadrosunu Efes Pilsen'den tanıdığımız tecrübeli guard Charles Smith ve Banvit formasıyla Türkiye'de bir sezon geçiren pivot Vladimir Golubovic ile güçlendirdi..
Geçtiğimiz sezonu Lega A ekiplerinden Lottomatica Roma'da geçiren Smith, İtalyan ekibinin geçirdiği vasat sezona rağmen öne çıkan oyunculardan biri olmuştu. 1997 draft'ında 26. sıradan seçilen 36 yaşındaki tecrübeli oyuncu, 2004-2005 sezonunda Euroleague sayı kralı, 2006-2007 sezonunda ise Eurocup Finali'nin Mvp'si olmayı başarmıştı..
Banvit'te başarılı geçen sezonun ardından sezon başında Azovmash takımına transfer olan Golubovic, çok kısa bir süre geçirdiği Ukrayna ekibinde, 7.4 sayı ve 4.4 rebound ortalamaları ile mücadele etmişti. 2.11 boyundaki başarılı pivot daha önce, Slovenya'nın Olimpija ve İspanya'nın Caja Laboral ekiplerinde de forma şansı bulmuştu..
Sezon ortasında olduğumuz için, fazla seçme şansı bulunmayan Siyah-Beyazlılar devre arasına kadar bekleyip, Avrupa Kupaların'dan elenen takımların oyuncularıyla ilgilense çok daha iyi olurdu ama tercihleri bu yönde oldu. Smith çok skorer bir oyuncu olmasına rağmen, son durumu hakkında hiç bir fikrim yok. Ayrıca ilerleyen yaşı da ciddi bir soru işareti. Golubovic ise Banvit'ten de hatırladığımız gibi, savunmada gayet başarılı ama hücumda fazla bir şey beklenmemesi gereken bir oyuncu. Bu tercihlerin ne kadar sağlıklı olduğunu ilerleyen günler gösterecek..
Edit: Golubovic biraz önce Caja Laboral ile anlaştı. Beşiktaş açısından çok da iyi oldu
Geçtiğimiz sezonu Lega A ekiplerinden Lottomatica Roma'da geçiren Smith, İtalyan ekibinin geçirdiği vasat sezona rağmen öne çıkan oyunculardan biri olmuştu. 1997 draft'ında 26. sıradan seçilen 36 yaşındaki tecrübeli oyuncu, 2004-2005 sezonunda Euroleague sayı kralı, 2006-2007 sezonunda ise Eurocup Finali'nin Mvp'si olmayı başarmıştı..
Banvit'te başarılı geçen sezonun ardından sezon başında Azovmash takımına transfer olan Golubovic, çok kısa bir süre geçirdiği Ukrayna ekibinde, 7.4 sayı ve 4.4 rebound ortalamaları ile mücadele etmişti. 2.11 boyundaki başarılı pivot daha önce, Slovenya'nın Olimpija ve İspanya'nın Caja Laboral ekiplerinde de forma şansı bulmuştu..
Sezon ortasında olduğumuz için, fazla seçme şansı bulunmayan Siyah-Beyazlılar devre arasına kadar bekleyip, Avrupa Kupaların'dan elenen takımların oyuncularıyla ilgilense çok daha iyi olurdu ama tercihleri bu yönde oldu. Smith çok skorer bir oyuncu olmasına rağmen, son durumu hakkında hiç bir fikrim yok. Ayrıca ilerleyen yaşı da ciddi bir soru işareti. Golubovic ise Banvit'ten de hatırladığımız gibi, savunmada gayet başarılı ama hücumda fazla bir şey beklenmemesi gereken bir oyuncu. Bu tercihlerin ne kadar sağlıklı olduğunu ilerleyen günler gösterecek..
Edit: Golubovic biraz önce Caja Laboral ile anlaştı. Beşiktaş açısından çok da iyi oldu
2 Aralık 2011 Cuma
Turkish Airlines Euroleague 7.Hafta: MVP
Turkish Airlines Euroleague: 7. Haftanın En Güzel 10 Hareketi
Etiketler:
Aleksey Savrasenko,
James Gist,
Joel Freeland,
Mike Batiste,
Milos Teodosic,
PJ Tucker,
Serge Ibaka,
Sonny Weems,
Turkish Airlines Euroleague,
Victor Sada
29 Kasım 2011 Salı
Lokavt Bitti ve Euroleague Başladı
Lokavt'ın sona ermesi NBA severleri fazlasıyla mutlu ederken, kadrolarını tarafların anlaşamayıp sezonun oynanmayacağı umuduyla kuran takımları ise fazlasıyla üzdü. İşte lokavt'ın sona erişinin, Euroleague ve Beko Basketbol Ligi ekiplerine etkileri:
CSKA Moskova
Kirilenko'nun kariyerinin belkide en formda dönemlerini yaşadığı günlerde müthiş bir basketbol oynayarak, taraflı tarafsız herkesin en büyük şampiyonluk adayı olan CSKA, lokavtın sona ermesinden en kötü etkilenecek takımların başında geliyor. İlk 5 maçın sonunda 13.8 sayı 9 rebound 3.4 asist 2.2 top çalma ve 3.2 blok ortalamalarıyla inanılmaz bir performans ortaya koyan Rus oyuncu, takımının yenilgisiz devam etmesinde uzak ara en önemli pay sahibiydi. Hele ki Khryapa bu kadar formsuzken, AK47'nin takımdan ayrılacak olması CSKA'daki bütün dengeleri altüst edecek. Edecek diyorum ama Kirilenko şu an free agent olduğu için NBA'de bir takımla anlaşmayıp, yoluna Rusya'da da devam edebilir. Ama şu form durumuna düşününce, bir çok takımın Kirilenko'nun kapısında nöbet tutacağını anlamak çok da zor değil..SLUC Nancy
Real Madrid
Maccabi Electra
Sezon başında, herhalde hiç kimse Farmar'ın takımın en önemli silahı haline geleceğini öngöremezdi. İlk 6 hafta sonunda 14.7 sayı 4.8 rebound 4.3 asist 1.5 top çalma ortalamalarıyla takımının kazandığı 5 maçta müthiş bir performans gösteren Amerikalı guard, arkasında yamanması çok zor bir boşluk bırakacak. Her ne kadar Blatt bu günleri düşünüp Langford hamlesi yapmış olsa da, bu hamlenin yeterli olması imkansıza yakın. Bu arada, şimdiye kadar pek bir şey yapmış olmasa da Casspi'nin de NBA'in yolunu tutacağını hatırlatalım..
Partizan mt :s
Sadece iki oyuncunun üzerine kurulu olan Sırp ekibinde, Pekovic'i kaybedecek olmak kabustan farksız. 15.2 sayı 4.8 rebound ortalamalarıyla mücadele eden Karadağ'lı oyuncunun savunmaya yağtığı katkı ve parkede olduğu sürece arkadaşlarına verdiği güven, yadsınamaz büyüklükte. Ne yazık ki Partizan da çok büyük bir ihtimalle Nancy'nin kaderini paylaşacak..Armani Milano
Scariolo yönetiminde sezona final-four parolasıyla başlayan Milano beklentilerin oldukça uzağında kaldı. Takımdaki en önemli sorunun kimyayı oturtamamak olduğu bir ortamda, 'iki ucu keskin bıçak' Gallinari'yi kaybetmek, takım için iyi de olabilir kötü de. Ama bilinen bir gerçek var ki, 17 sayı ortalama ile oynayan İtalyan oyuncunun boşluğunu doldurmak, mevzu bahis Scariolo olsa bile çok zor..
Caja Laboral
Eurobasket'teki performansıyla bir çok Euroleague takımının radarına takılan Seraphin ilk başlarda koçuyla problem yaşasa da, sorunlar giderildikten sonra enerjisi ve pota altında getirdiği hareketle, takımın en önemli parçalarından biri haline geldi. 10.3 sayı ve 5.2 rebound ortalamalarıyla mücadele eden Fransız forvet'in kaybı özellikle pota altındaki rotasyonu oldukça daraltacak. Seraphin'le birlikte takımdan ayrılacak olan bir diğer oyuncu ise, Sloven guard Goran Dragic. Şu durumda söylenebilecek tek şey, Laboral'in Prigioni-Teletovic ikilisinin sağlığına duacı olduğu..KK Zagreb
Geçen hafta 13 dakikada yaptığı 10 asistle Hırvat taraftarların kalbinde taht kuran TJ Ford, takımına Bamberg karşısında ilk(büyük ihtimalle tek) galibiyetini kazandırmıştı. Bu taraftar seni hiç bir zaman unutmayacak ):Anadolu Efes
Kurduğu mükemmele yakın kadroya rağmen beklentileri karşılayamayan Efes için Ersan'ı kaybetmek, ilk bakışta oldukça büyük bir kayıp gibi gözükse de, ben aynı fikirde değilim. Kadrosunda Avrupa'nın en iyi 4 numaralarından biri olan Savanovic'i bulunduran Efes, Ersan'ın ayrılmasıyla bu oyuncudan maksimum verim almaya başlayacaktır..
Fenerbahçe Ülker
Tomas'ın yokluğunda oluşan boşluğu Sefolosha ile kapatan Fenerbahçe için tek şans, Hırvat oyuncunun 1 ay içinde takıma katılacak olması. Tomas hazır gelirse, Thabo'nun yokluğu fazla hissedilmez. Aksini düşünmek bile istemiyorum..Galatasaray Medical Park
Beklentilerin oldukça üstünde bir sezon başlangıcı yapan sarı-kırmızılılar, takımdaki en önemli eksiklik olan pota altını Zaza Pachulia ile güçlendirmişti. Galatasaray'ın en önemli avantajı sistem takımı olması. Oktay Hoca bir şekilde bu buşluğu doldurur. Dolduramazsa da, top 16'da yapılacak olan takviye ile hasar minimum'a indirilir.. Zalgiris Kaunas
GO HOME LAWSON!!Beşiktaş Milangaz
Bir rüyaydı ve maalesef bitti.. Türkiye'de bulunduğu kısa süre içerisinde gerek sempatik tavırları gerekse parkedeki performansıyla akıllara kazınan D-Will'in boşluğunu doldurmak zor değil, imkansız. Williams'ın yanında Semih'i de kaybedecek olmak, takımın çehresini tamamen değiştirecektir..Türk Telekom
Şanssız sakatlıkların ardından kariyerinde büyük bir düşüş yaşayan Mehmet Okur için Telekom çok önemli bir şans oldu. Tekrar form tutan Memo eski günlerine dönme yolunda.. Telekom için Memo'nun önemine değinmedim çünkü, Lebron'u dahi alsalar zihniyet değişmeden, başarı gelmesi zor..
Etiketler:
Andrei Kirilenko,
Danilo Gallinari,
Deron Williams,
Jordan Farmar,
Kevin Seraphin,
Mehmet Okur,
Nicola Pekovic,
Nicolas Batum,
Rudy Fernandez,
Thabo Sefolosha,
Ty Lawson,
Zaza Pachulia
1 Kasım 2011 Salı
Hatalar Silsilesi Fenerbahçe Ülker
Her allahın günü yeni bir şehit haberi geliyorken,
Van'da insanlar canıyla boğuşurken,
Milleti soyup soğana çeviren Deniz Fenercileri aklanmışken,
13 yaşında bir kıza tecavüz eden OROSPU ÇOCUKLARI serbest bırakılmışken,
Spor konuşmak veya yazmak oldukça zor ama, kafa dağıtmak için yazı yazmaktan daha etkili bir yöntem de ne yazıkki yok..
Konumuza gelirsek;
Geçen sezonki başarılardan sonra Fenerbahçe Ülker'de çıta oldukça yükseğe yerleştirilip, hedef Euroleague'de Final-Four olarak gösterilmişti. Sezon öncesi kamplarındaki kötü ve isteksiz oyun bir takım soru işaretleri getirse de, resmi maçlarda herşeyin değişik olacağını umut etmiştik. Ama ne yazık ki işler umduğumuz gibi gitmedi ve Fenerbahçe Ülker Turkish Airlines Euroleague'deki ilk iki maçını kaybederek, sezona çok kötü bir başlangıç yaptı. Bu iki mağlubiyetin de gruptaki direk rakiplerimizden gelmiş olması oldukça moral bozucu. Peki nedir bu kötü başlangıcın nedenleri?
1- Takım Savunmasındaki Sıkıntı
Son 5-6 sezondur yakalanan başarılarda takımın en çok öne çıkan yönü, yapılan sert savunmaydı. Özellikle geçen sezon Kinsey ve Ömer Onan'ın guardlar üzerindeki baskısıyla başlayan sert savunma, rakip yarı alanda Emir Preldzic ve pota altında da Lavrinovic(Vidmar) ile birlikte en büyük silahımız haline gelmişti. Bu sezon ise anlaması zor bir biçimde Kinsey'i Efes Pilsen'e Lavrinovic'i ise CSKA'ya gönderip, yerlerine de savunmanın s'sinden anlamayan transferler yapılınca, takım savunması bir anda dibe vurdu.2- Skorer Eksikliği
Bogdanovic'in bu görevi fazlasıyla yerine getirmesi beklenebilir ancak genç oyuncu, Vidmar'la birlikte Spahija'nın gazabına uğramış durumda. Ne kadar formsuz olursa olsun en önemli skor opsiyonuna sadece 15 dakika süre veren bir takım, maç kaybetmeye mahkumdur. Bazı oyuncular, ki bunlara Lakovic'i örnek verebiliriz, ne kadar kenarda oturtursan oturt son dakikalarda oyuna girip 2 üçlük atıp sana maç kazandırabilirler. Ama Bogdanovic gibi oyuncuların sürekli sıcak kalması gerekir.3- Ukic-Jerrels
Sağlıklı bir Ukic, ne olursa olsun Fenerbahçe Ülker'in en önemli parçasıdır. Geçen sezon, Hırvat oyuncu kenarda olduğu anlarda oyuna giren Saras (pek kimse beğenmese de) önemli katkılar veriyordu. Litvanyalı'nın yerine transfer edilen Jerrells için, üslubumu bozmadan söyleyecek fazla bir şey bulamıyorum. Engin sakatlıktan dönüşü iyi bir şekilde gerçekleştirirse, bu alandaki eksiklik az da olsa giderilir.4- Kaya-Oğuz
Bir antrenör koskoca sezonu, miadını doldurmuş Kaya ve 5 senedir bir gıdım ileri gidemeyen Oğuz ile götürebileceğini nasıl düşünür, aklım almıyor. Özellikle Oğuz oyunda olduğu anlarda, pota altı resmen yol geçen hanına dönüyor. Herhangi bir transfer yapılmadan pota altındaki sorunun çözülmesi imkansız.5- Neven Spahija
Transferlerin hepsi Hırvat coach'un isteği ile gerçekleşti. Yani yanlış transferlerin tek sorumlusu Spahija. Hadi oyuncu seçimlerinde yanıldın, bari kurduğun kadroyu doğru düzgün kullan be Spahija.. Vidmar-Emir-Bojan üçlüsünden sadece 15'er dakika yararlanmak da neyin nesi? Eğer Hırvat hoca kendini toparlamazsa ne yazık ki yolun sonuna geldi. İnşallah bu hafta Batum'u durdurur da, kendisine son bir şans daha yaratır. Olası bir Nancy mağlubiyeti Spahija devrinin sonu olur, ki bence daha hayırlı olur.14 Ekim 2011 Cuma
Beko Basketbol Ligi Sezon Analizi
Nefesleri kesen transfer döneminin ardından Beko Basketbol Ligi'nde ilk hafta maçları geldi çattı. Bazı takımlar kadrolarını büyük ölçüde değiştirirken, bazıları ise başarılı olan takımlarını çok da bozmadan yola devam etti. Peki hangi takım ne durumda? Hedefler ne?
Umarım sakatlıklardan uzak bir sezon olur..
1- Anadolu Efes
Perasovic'in gönderilmesinin ardından göreve gelen Ufuk Sarıca ile devam kararı alan Anadolu Efes, yaptığı bomba transferlerle birlikte hazırlık döneminde tam anlamıyla döktürdü. Vujacic, Barac, Savanovic, Batista ve Ersan gibi yıldız oyuncuları kadrosuna katan Efes, Türkiye Ligi'nin çok üzerinde bir kadro yapısına sahip. Çok ciddi sakatlıklar ve anlaşmazlıklar olmazsa, şampiyonluğun en büyük favorisi onlar.2- Galatasaray
Geçtiğimiz sezonun başında göreve gelen Oktay Mahmuti yönetiminde büyük bir atılım yapan sarı kırmızılılar, final serisinde Fenerbahçe Ülker'e kaybettikten sonra yaptığı yerinde transferlerle gücüne güç kattı. Özellikle Lakovic ve Songaila gibi isimler, kalitelerinin dışında tecrübeleriyle de takıma çok büyük güç katacak. Sezona kupayla başlayan Mahmuti'nin öğrencileri savunmada sertliği biraz daha arttırabilirse, geçen sezonki başarıyı tekrarlayabilirler.3- Fenerbahçe Ülker
Şampiyonluğun ardından çok yanlış bir stratejiyle Jasikevicius ve Lavrinovic gibi isimlerle yollarını ayıran sarı lacivertliler, Gist, Bogdanovic ve Jerrels'ı kadrosuna kattı. Gist ve Bojan beklenen katkıyı verir ancak, Jerrels için aynı şey geçerli değil. Engin Atsür düzelene kadar, guard pozisyonunda büyük sorun yaşayacak olan Fenerbahçe'de, bir diğer sıkıntı ise pota altında yaşanıyor. Vidmar ve Gist üst düzey isimler olsa da, onların arkasından gelen Oğuz ve Kaya'dan verim alınamaması işleri oldukça zorlaştırıyor. Tomas'ın sakatlığının ardından kadroya katılan Sefolosha ile özellikle dış adam savunması için önemli bir hamle yapan takıma bir de pota altı oyuncusu eklenirse, son sezonlardaki başarı tekrarlanabilir.4- Banvit
Üst üste başarılı geçen sezonların ardından hedef yükselten Banvit'te kadro büyük ölçüde korundu. Takıma katılan Bajramovic, Cemal ve Serkan gibi isimlerle kadro derinliğini oldukça arttıran Banvit için en makul hedef Play-off yarı finali olacak.5- Beşiktaş Milangaz
Sıkıntılarla geçen sezonun ardından oyuncularının büyük bir bölümüyle yollarını ayıran(!) siyah beyazlılar, Deron Williams, Hawkins, Erceg ve Semih Erden gibi transferlerle büyük ses getirdi. Her sezon sıfırdan takım kuran siyah beyazlılarda takım kimyasının oturması oldukça zaman alacak. Bu zaman geçene kadar D-Will ve Semih'inde takımdan ayrılacağı düşünüldüğünde, işleri oldukça zor. Sanmıyorum ama NBA lokavtının sona ermesinin ardından takımdan ayrılacak olan isimlerin yerine benzer kalitede oyuncular bulunabilirse, play-off yarı finali oynanabilir. Bakalım Beşiktaş, her sene sil baştan takım yapmanın hiç bir yararı olmadığını ve bazen Türk oyuncuların da paraya ihtiyacı olabileceğini(!) ne zaman anlayacak..6- Türk Telekom
Beşiktaş gibi her sezon yeniden kadro kuran Ankara temsilcisi, bu sezona da Mehmet Okur, Jasaitis, Kambala ve Washington gibi transferlerle başladı. Kağıt üzerinde iyi bir kadrosu olan Telekom'un alacağı hiç bir sonuç sürpriz olmaz. Bir hafta Efes'i zorlayıp, bir sonraki hafta zayıf bir rakibe kaybedebilirler. Ulaşabilecekleri en iyi nokta ise yarı final gibi gözüküyor. Bir sonraki sezona oyuncuları değil, yönetimi değiştirerek girerlerse beklenen başarı gelebilir.7- Pınar Karşıyaka
Furkan gibi bir yıldızı kaybedip, yabancı kadrosunu da tamamen değiştiren İzmir temsilcisi, belki de sezonun en tahmin edilemez ekibi durumunda. Ama görünen o ki, Chatman ne kadar oynarsa Karşıyaka da o kadar oynayacak.8- Aliağa Petkim
Kadrosunda Ersin Görkem, Qvale, Toolson, Paul Miller gibi oyuncuları bulunduran Aliağa, sezonun sürpriz ekibi olabilir. Türkiye kupasında özellikle son iki maç çok iyi görüntü veren takım, sahasında bir çok takımı yenebilecek güce sahip. Dikkat!9- Erdemir
Ray Wesson, Mutlu Akpınar ve Henderson gibi üst düzey oyunculara sahip olan Erdemir, Aliağa Petkim ile birlikte ligin diğer bir sürprizi olmaya aday. Sezon sonunda nasıl bir derece elde edeceklerini tahmin etmek zor, ama oynayacakları oyunla izleyenlere büyük zevk verecekleri kesin. ? Olin Edirne
Geçtiğimiz sezonun en flaş ekibi olan Olin, anlamsız bir biçimde, başarıyı getiren yerli-yabancı bütün oyuncuları ile yollarını ayırdı. Takımın ne yapacağı doğrudan yabancı transferlere bağlı. En iyi ihtimalle hedef Play-off olur.Ne Etliye ne Sütlüye karışmayacak olanlar
Antalya Bşb, Mersin Bşb, Tofaş bu kategoride bulunan takımlar. Düşme tehlikesi yaşamazlar ama çok da yükseklere çıkmaları zor. Eğer aralarından bir takım sıyrılacaksa, bu takım fena bir kadro kurmayan Tofaş olur..Düşme Hattı
Lige katılıp katılmayacağı son haftalara kadar belli olmayan Banvit Kırmızı, yepyeni bir kadro ve teknik ekiple sezona başlayacak olan Trabzonspor ve ligin yeni ekibi Hacettepe Üniversitesi, sezonu son iki sırada bitirmeye en yakın takımlar olacak. Rakiplerine oranla daha iyi bir kadrosu olan Hacettepe, bir kaç adım önde..Umarım sakatlıklardan uzak bir sezon olur..
13 Ekim 2011 Perşembe
Fenerbahçe Ülker Arena İçin Geri Sayım Başladı
Fenerbahçe taraftarları ve basketbolseverlerin heyecanla beklediği Fenerbahçe Ülker Sports Arena için son aşamaya gelindi. Parkeler ve potaların monte edilmesiyle birlikte neredeyse hazır hale gelen Arena, Los Angeles Lakers'ın maçlarını oynadığı Staples Center'a benzerliğiyle dikkat çekiyor..
İşletmeciliğini Staples Center'ın da işletmecisi olan AEG firmasının yapacağı spor kompleksinde;
Bazı branşların kullanabileceği 2500 kişilik ek bir salon
Rezidanslar
Otel
İş Merkezi
Sinema Salonu
Açık ve Kapalı Otopark ve daha bir çok bölüm bulunacak..
Salon dışındaki inşaatların 2012 yılında başlayacağı Fenerbahçe Ülker Arena'nın son hali ise şu şekilde:
İşletmeciliğini Staples Center'ın da işletmecisi olan AEG firmasının yapacağı spor kompleksinde;
Bazı branşların kullanabileceği 2500 kişilik ek bir salon
Rezidanslar
Otel
İş Merkezi
Sinema Salonu
Açık ve Kapalı Otopark ve daha bir çok bölüm bulunacak..
Salon dışındaki inşaatların 2012 yılında başlayacağı Fenerbahçe Ülker Arena'nın son hali ise şu şekilde:
Sabatini'den Obama'ya Mektup
Uzun bir süredir Kobe Bryant'ın peşinde koşan Virtus Bologna başkanı Claudio Sabatini, lokavt boyunca- 3 ay- 1 ay- 1 maç derken, çareyi ABD başkanı Barack Obama'da buldu. Obama'ya Kobe transferi hakkında mektup yazan Sabatini,
''Bir rüyamız var: Kobe Bryant'ı basketbol şehri olarak tanınan Virtus Pallacanestro Bologna'da görmek. Ben de sizin gibi, lokavtın bir an önce sona ermesini istiyorum ama, lütfen Kobe'yi siyah beyaz formamız içinde en azından bir kez görmemize ve tarihimize geçmesine yardımcı olun.'' ifadelerini kullandı.
Bir başkan, kendisini ve takımını ancak bu kadar aciz duruma düşürebilir. İngilizce'de böyle durumlar için cuk oturan bir söz var, ''PATHETIC'' yani zavallı, acınası..
''Bir rüyamız var: Kobe Bryant'ı basketbol şehri olarak tanınan Virtus Pallacanestro Bologna'da görmek. Ben de sizin gibi, lokavtın bir an önce sona ermesini istiyorum ama, lütfen Kobe'yi siyah beyaz formamız içinde en azından bir kez görmemize ve tarihimize geçmesine yardımcı olun.'' ifadelerini kullandı.
Bir başkan, kendisini ve takımını ancak bu kadar aciz duruma düşürebilir. İngilizce'de böyle durumlar için cuk oturan bir söz var, ''PATHETIC'' yani zavallı, acınası..
12 Ekim 2011 Çarşamba
Cumhurbaşkanlığı Kupası Galatasaray'ın
Basketbol kalitesi olarak vasatın altında olsa da, heyecan dozu oldukça yüksek olan karşılaşmayı iki uzatma sonunda 103-97 kazanan Galatasaray, bu önemli kupayı müzesine götürmeyi başardı. Galatasaray'da Shumpert ve Andric attıkları 22 şer sayıyla galibiyette büyük rol oynarken, Fenerbahçe'de Bogdanovic 21 sayı, Gist 18 sayı, Preldzic ise 17 sayı 10 asist 6 rebound ile mücadele etti..
Maçın 3 kahramanı vardı denilebilir. Birincisi, yeni kuralların arkasına sığınıp çaldıkları düdüklerle maçın önüne geçen hakemler, ikincisi yaptığı doğru hamleler ile Oktay Mahmuti, üçüncüsü ise saha kenarında bağırmaktan başka hiç bir işe yaramayan Neven Spahija'ydı. Mahmuti, sahadaki oyuncularından en yüksek verimi almaya çalışırken, Spahija ise zaten eksik olan kadrosunu kullanılabilecek en kötü şekilde kullandı ve maçın Curtis Jerrels ile birlikte en kötü ismi olmayı başardı. Dördüncü periyot sonlarına doğru 7 sayı öndeyken anlaşılmaz bir şekilde o ana kadar müthiş oynayan Bogdanovic ve Ukic'i kenara alan Hırvat koç, Galatasaray'ın momentumu tekrar eline geçirip maçı uzatmalara götürmesine, olabileceği en iyi şekilde yardımcı oldu. Ama bundan da beter olanı, Andric Fenerbahçe Ülker boyalı alanında tabir-i caizse seksek oynarken, Vidmar'ın 30 dakika kenarda tutulmasıydı. Fenerbahçe açısından günün en olumlu noktası ise, James Gist'in performansı oldu. Hazırlık maçlarındaki durgun görüntüsünden kurtulan Adanalı oyuncu, gerek takip smaçları, gerekse dış şutlarıyla takımını oyunda tuttu. Ancak pota altında başka hiç bir oyuncudan katkı gelmeyince, Gist'in performansı da boşa gitmiş oldu...
Transferi açıklanan Sefolosha takıma özellikle savunma anlamında büyük güç katacak olsa da, Jerrels'ın yerine bir adet yedek guard ve tek bir uzunun vereceği katkıyı bile veremeyen Oğuz-Kaya ikilisinin yanına da iyi bir 4.5 numara alınmazsa, sarı lacivertliler ne yazık ki belirlenen hedeflerin çok uzağında kalır.
Maçı Galatasaray tarafından ele alırsak, sarı kırmızılılar çok da iyi oynamadıkları maçı, doğru basketbol oynayarak kazandı. Fenerbahçe'nin en zayıf karnı olan dış adam savunmasını tam anlamıyla pert eden Shumpert-Ender ikilisi ile, boyalı alanda istediği gibi at koşturan Andric, kupayı almaları için yeterli oldu. Mahmuti'nin öğrencileri için en önemli handikap, çok erken form tutmaları olacak. Sezonun geri kalan kısmında zorlanacakları kesin ancak formlarını sezon sonuna doğru tekrar bu seviyeye çekerlerse, Euroleague'de üst turlar, ligde de final hedefleri hiç de uzak değil..
Maçın istatistikleri için buraya alalım
Maçın 3 kahramanı vardı denilebilir. Birincisi, yeni kuralların arkasına sığınıp çaldıkları düdüklerle maçın önüne geçen hakemler, ikincisi yaptığı doğru hamleler ile Oktay Mahmuti, üçüncüsü ise saha kenarında bağırmaktan başka hiç bir işe yaramayan Neven Spahija'ydı. Mahmuti, sahadaki oyuncularından en yüksek verimi almaya çalışırken, Spahija ise zaten eksik olan kadrosunu kullanılabilecek en kötü şekilde kullandı ve maçın Curtis Jerrels ile birlikte en kötü ismi olmayı başardı. Dördüncü periyot sonlarına doğru 7 sayı öndeyken anlaşılmaz bir şekilde o ana kadar müthiş oynayan Bogdanovic ve Ukic'i kenara alan Hırvat koç, Galatasaray'ın momentumu tekrar eline geçirip maçı uzatmalara götürmesine, olabileceği en iyi şekilde yardımcı oldu. Ama bundan da beter olanı, Andric Fenerbahçe Ülker boyalı alanında tabir-i caizse seksek oynarken, Vidmar'ın 30 dakika kenarda tutulmasıydı. Fenerbahçe açısından günün en olumlu noktası ise, James Gist'in performansı oldu. Hazırlık maçlarındaki durgun görüntüsünden kurtulan Adanalı oyuncu, gerek takip smaçları, gerekse dış şutlarıyla takımını oyunda tuttu. Ancak pota altında başka hiç bir oyuncudan katkı gelmeyince, Gist'in performansı da boşa gitmiş oldu...
Transferi açıklanan Sefolosha takıma özellikle savunma anlamında büyük güç katacak olsa da, Jerrels'ın yerine bir adet yedek guard ve tek bir uzunun vereceği katkıyı bile veremeyen Oğuz-Kaya ikilisinin yanına da iyi bir 4.5 numara alınmazsa, sarı lacivertliler ne yazık ki belirlenen hedeflerin çok uzağında kalır.
Maçı Galatasaray tarafından ele alırsak, sarı kırmızılılar çok da iyi oynamadıkları maçı, doğru basketbol oynayarak kazandı. Fenerbahçe'nin en zayıf karnı olan dış adam savunmasını tam anlamıyla pert eden Shumpert-Ender ikilisi ile, boyalı alanda istediği gibi at koşturan Andric, kupayı almaları için yeterli oldu. Mahmuti'nin öğrencileri için en önemli handikap, çok erken form tutmaları olacak. Sezonun geri kalan kısmında zorlanacakları kesin ancak formlarını sezon sonuna doğru tekrar bu seviyeye çekerlerse, Euroleague'de üst turlar, ligde de final hedefleri hiç de uzak değil..
Maçın istatistikleri için buraya alalım
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


